TUS’ta Nükleer Tıp Yükselişi: Tercihler Arttı, Puanlar Yükseldi
Prestijli Branşlar Arasına Girdi
Son yıllarda Türkiye’de tıpta uzmanlık sınavı (TUS) sonuçları, nükleer tıp uzmanlığında kayda değer bir tercih artışı ve buna paralel puan yükselişi ortaya koyuyor. 2025 TUS 2. dönem sonuçlarında nükleer tıp, en yüksek ortalama puanlı uzmanlık dalları arasında dermatoloji, plastik cerrahi ve tıbbi genetik ile birlikte yer alarak prestijli branş statüsüne ulaştı.
Çarpıcı Puan Artışı: 2024-2025 Karşılaştırması
2025 TUS Verileri:
- Taban puan: 64,90729 (Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi)
- Tavan puan: 79,83062
- Kontenjan doluluk oranı: %100
2024 TUS Birinci Dönem Karşılaştırması:
- Taban puan: 48,53935
- Tavan puan: 73,95304
Bu veriler, nükleer tıp uzmanlığının taban puanında yaklaşık 16 puanlık bir artış yaşandığını gösteriyor – TUS tarihindeki en büyük yıllık artışlardan biri.
Kontenjan Doluluk Durumu: Tam Başarı
Mart 2024 TUS yerleştirmelerinde nükleer tıp kontenjanları tamamen dolmuş, dermatoloji, plastik cerrahi, çocuk psikiyatrisi ve sualtı hekimliği ile birlikte %100 doluluk oranına ulaşan nadir branşlardan biri olmuştu. 2025 yılında da bu trend devam ederek nükleer tıp uzmanlığı tam dolulukla yerleştirmeleri tamamladı.
Artışın Arkasındaki Nedenler
1. Teknolojik Devrim ve İnovasyon
Nükleer tıp alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, bu dalı son derece çekici hale getiriyor. PET/BT, PET/MR ve SPECT/BT gibi hibrit görüntüleme teknolojileri, nükleer tıp uzmanlarına benzersiz tanı olanakları sunuyor. “Görüntülemenin en son varabileceği teknoloji” olarak adlandırılan bu yöntemler, özellikle kanser, demans ve Alzheimer gibi hastalıkların tanı ve tedavisinde devrim yaratıyor.
2. Radyofarmasi ve Kişiselleştirilmiş Tıp
Radyofarmasötik alanındaki gelişmeler, nükleer tıp uzmanlarının rolünü genişletiyor. Theranostik (teranostik) uygulamalar – aynı molekülün hem tanı hem tedavi amaçlı kullanımı – nükleer tıbbı 21. yüzyılın en önemli tıp dallarından biri haline getiriyor.
3. Düşük Risk, Yüksek Teknoloji Algısı
Temel klinik branşlardaki kontenjan boşluklarına karşın, nükleer tıp “daha az riskli” ve “yüksek teknolojili” bir alan olarak algılanıyor. Bu durum, özellikle genç hekimlerin tercihlerini bu yöne kaydırıyor.
4. Araştırma ve Akademik Fırsatlar
Nükleer tıp, araştırma ve geliştirme açısından zengin fırsatlar sunuyor. Yeni radyofarmasötiklerin geliştirilmesi, moleküler görüntüleme ve tedavi protokollerinin geliştirilmesi gibi alanlarda aktif araştırma imkanları mevcut.

Uluslararası Standardlar ve Akreditasyon
Türkiye’deki nükleer tıp eğitimi, uluslararası standartlara uygun şekilde yürütülüyor. Özellikle üniversite bünyesindeki merkezlerde verilen eğitimin “ulusal ve uluslararası akreditasyon sertifikası alması” hedefleniyor. Bu durum, mezunların global düzeyde tanınırlığını artırıyor.
Gelecek Perspektifleri
Teknolojik Gelişmeler
- Yapay zeka destekli görüntü analizi
- Yeni nesil radyofarmasötikler
- Hibrit görüntüleme teknolojilerinin yaygınlaşması
- Minimal invaziv tedavi yöntemlerinin gelişimi
Klinik Uygulamalar
- Onkolojide theranostik uygulamaların artması
- Nörolojik hastalıkların erken tanısında rol genişlemesi
- Kardiyolojide metabolik görüntülemenin yaygınlaşması
- Pediatrik uygulamalarda özelleşme
Sağlık Sistemi Üzerindeki Etkiler
Nükleer tıp uzmanlığındaki bu artış, Türk sağlık sisteminde önemli değişimler yaratıyor:
Pozitif Etkiler:
- İleri teknoloji kullanımının artması
- Erken tanı olanaklarının gelişmesi
- Kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarının yaygınlaşması
Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar:
- Temel klinik branşlardaki uzman açığının artması riski
- Maliyet-etkinlik dengesinin korunması gerekliliği
- Eğitim kalitesinin sürdürülmesi zorunluluğu
Eğitim ve Kariyer Süreci
Nükleer tıp uzmanlığı için gerekli süreç:
- 6 yıl tıp fakültesi eğitimi
- TUS sınavında yüksek puan elde etme
- 4 yıl asistanlık eğitimi
- Radyasyon güvenliği ve radyofarmasi konularında özel eğitimler
Sonuç ve Değerlendirme
Nükleer tıp uzmanlığının TUS’taki bu çarpıcı yükselişi, modern tıbbın dönüşümünün önemli bir göstergesi. Teknolojik gelişmeler, araştırma fırsatları ve görece düşük malpraktis riski gibi faktörlerin bir araya gelmesiyle nükleer tıp, genç hekimlerin en çok tercih ettiği branşlardan biri haline geldi.
Bu trendin 2026 ve sonraki yıllarda da devam etmesi bekleniyor. Ancak sağlık sistem planlamasında temel klinik branşların desteklenmesi ve nükleer tıp alanındaki eğitim kalitesinin korunması kritik önem taşıyor.
Nükleer tıp uzmanlığı, “teknolojiyi tanı ve tedavi ile buluşturan bilim” olarak modern tıbbın geleceğini şekillendiren dallardan biri olma yolunda ilerliyor.
